DYP'li Kemal Abdullahoğlu : Türkiye ve Dünya, Pupa Yelken nereye ?


DYP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Kemal ABDULLAHOĞLUTürkiye ve Dünya gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu..

16.04.2020 22:52

Türkiye ve Dünya gündeminde artık sadece Korana virüs pandemisi ve onun getirdiği
müthiş bir belirsizlik hatta karamsarlık ortamı var .

Dünyanın neredeyse tamamını etkisi altına alan salgın sadece binlerce can kaybına sebep olmuyor, ayrıca tüm ülke ekonomilerinde de 'tsunami' etkisi yaratmaya başladığı kesin.

Şu açık bir gerçek, II.Dünya savaşı sonrası küresel etkileri bu kadar ağır olan başka bir felaket yaşanmadı.

Öte yandan bu gelişme 'turnusol kağıdı' gibi ülkelerin yönetim yeterliliği ve yönetim kalibrelerini de sınavdan da geçiriyor .

Bazı ülkeler sağlık tesisi ve imkanlar açısından hazırlıksız ve yetersiz kalırken  diğer bazı ülkeler ekonomik dar boğazda hatta krizde yakalandılar .

Örneğin; ABD, İngiltere, İtalya, İspanya, Japonya, Kanada  destek paketi  olarak büyük bütçeleri rahatlıkla açıklarken sağlık tesisi, malzeme ve maske stoklarında yetersiz kaldılar.

Türkiye; hastane, tıbbı cihaz, malzeme bakımından yeterli sayılabilecek imkanlarla salgın sürecine girdi denebilir. Ancak ülkeyi yönetenler için aynı olumlu ifadeyi kullanmak zor.

Çünkü önlem alma ve karar vermede bilimsel gerçeklerden uzaklaşıldığı gibi yer yer zaman kayıpları da yaşandı .

Görülen o ki; pandeminin dünyaya vurmakta olduğu darbe adeta 3.dünya savaşı  ölçüsünde. Üstelik silahsız, askersiz ve bombasız !

Silah yok, bomba yok, ordu yok.. ama tüm dünyada bu ölümcül virüs salgınıyla kaybedilen belki de yüzbinlerce insan olacak.

Sadece kaybedilen binlerce insan değil , salgının dünya çapında  psikolojik etkileri aylar, hatta yıllar sürecektir .

Son yüzyılın bu en ağır kriz ortamında iktidarıyla muhalefetiyle birlik ve uzlaşı içinde mücadele verilmesi her ülke için son derece önemli, özellikle ülkemizde .Ve de hiç bir siyasi çıkar ve beklenti olmaksızın .

Böyle bir tabloda Cumhurbaşkanın sadece mensubu olduğu belediye başkanlarıyla görüşmeyi tercih etmesi muhalif belediyeleri dışlayarak adeta yok sayması son derece yanlış olmuştur .
 
Türkiye'nin böylesine olağanüstü ve  üstelik çok yönlü bir sürece kırılgan bir ekonomiyle girmiş olması doğal olarak endişe vericidir .

Sürekli değer kaybeden parası, adeta patlama yapan işsizlik ve hayatın daha da pahalanmasıyla iyice daralan aile bütçeleri, kapanan binlerce iş yeri.

Üstelik hiç de iyi yönetilemeyen korona virüsü salgın süreci. Ve en önemlisi tünelin ucunda görmek istediğimiz ama henüz görülemeyen umut ışığı..

Dünya, özellikle ekonomileri iyi yönetilmiş ülkeler, bu krizi ciddi kayıplarla da olsa belli bir süreçte mutlaka atlatacaktır. Sonuçta ekonomileri iyi ve hazırlıklı her ülke zor da olsa bu tip krizleri bir biçimde atlatır, normale döner.

Uzunca bir süre dünyada hiç bir şey tam olarak  eskisi gibi olmayacak olsa bile !


Ya Türkiye ?

Mevcut bu ağır kriz ve tarihinin belki de  en büyük ulusal tehlike sürecinde  bile siyasi rakipleriyle medeni bir uzlaşı ve dialog ortamı yaratamayan hatta bundan kaçınan AKP  iktidarından bu saatten sonra olumlu bir şey beklemek hayalden öteye geçemez.

DYP olarak tek çıkış yolunun  Meclis içi ve meclis dışı tüm partilerin bir araya gelerek Milli Mutabakat  ve Uzlaşı Hükumeti kurabilmesine yönelik toplanabilmesidir .


Ve salgın sonrası, ülkeyi seçimlere böyle bir uzlaşı sonucu kurulacak hükumet  götürmelidir. Ayrıca güçlendirilmiş parlamenter sistem önümüzdeki süreç için tek hedef olmalıdır, mevcut sistemin yürümediği ortadadır .
 
Salgınla etkin mücadele ve sonrasındaki ekonomik çözümlerinde,  iç dış barış ve huzur içinde  en doğru ve gerçekçi adım budur. Bu özveri isteyen, cesur ve milli adım atılabilir mi yada  atılabilecek mi konusu ise ülkeyi yönetenlerin  sorumluluğundadır .

Doğru Yol Partisi olarak bu uyarımızla milletimize karşı milli görevimizi  bir kez daha yapıyor ve tarihe not düşüyoruz .



295