Allah eşeğini kaybettirir..

23.10.2020 23:57


Allah gariban kulunu sevindirmek istediğinde önce eşeğini kaybettirir, sonra da buldururmuş”

İşte böyle meşhur bir söz vardır. İşte bu sözü memleketimizin her alanında yaşıyor hale geldik. Bakınız şimdi size birkaç örnek vereyim;

-Dolar 7, Euro 8 lirayı geçmişti,
panikledik ne olduğunu da anlamadık sonra dolar 5, Euro 6 lira seviyelerine inince sevindik. İktidarımız bu düşüşten kendine pay çıkartıp başarı hikâyeleri üretti. Oysa döviz fırlamadan bugünkü değerlerinin 1 lira daha altındaydı. Şimdi yandaş medyaya bakıyoruz, dövizlerdeki en ufak düşüşü, “dövizde büyük düşüş” olarak veriyor, yükselirse zaten haber bile olmuyor.

– Gelelim doğalgaza, doğalgazın çoğu ithal ediliyor, döviz fırlayınca doğalgaza %40’a yakın zam yapıldı, döviz düşünce sadece %10 indirildi. Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu müjde olarak söyledi. Erdoğan muhalefete yüklenip “Doğalgazı %10 indirdik, neden söylemiyorsunuz” diye bir de fırça attı. %40 zammı görme, %10’a sevin…

-Ve gelelim günümüzün konusu sebze fiyatlarına. Gerek olumsuz hava şartları, gerekse artan maliyetler (gübre, yakıt, elektrik, doğalgaz gibi) ve diğer sebeplerden bu sene sebze fiyatları adeta uçuşa geçti.

Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere iktidar cephesi fiyatları artıranları vatan haini ve terörist ilan ettiler. Hükümet tedbir olarak soğan ve patates ithalatına izin verdi. İstanbul ve Ankara’da belediye tanzim satış noktaları açıldı. Alınan tedbirlerle fiyatlar biraz geriledi. İktidarımız domates, biber, patlıcan fiyatlarındaki düşüşü bir başarı gibi anlatmaya başladı. İyi de bu fiyatlar yükselirken ya da yükselmeden tedbir alsaydınız, vatandaşın canı yanmasa olmaz mıydı? Fiyatların bu noktaya gelmesinin nedenlerini araştırıp, sorunun köküne inmek, üreticinin sesini duymak gerekirken bu geçici seçim önü hamlelerle nereye kadar gidileceği, soruna gerçek bir çözüm aranıp aranmayacağı ise meçhul.

Eşeği kaybettirip buldurmak sanırım böyle bir şey..

Vatandaşın olup bitenlere, yaklaştığı tahmin edilen seçimde nasıl tepki vereceğini tahmin edemiyorum fakat bu yapılanlar insan aklı ile dalga geçmekten öteye gitmiyor.  Hele hele devletin başının domates, biber fiyatları ile propaganda yapmasına aklım hiç ermiyor.

İktidarın desteğinde bir de medya var ki dalkavuklukta birbirleri ile yarışıyorlar.

Bu konuyu genel bir dalkavukluk fıkrası ile bağlayalım, fıkranın kahramanı patlıcan olduğu için günümüze de çok uyuyor;

Padişah ve dalkavuk

Padişahın biri patlıcan yemeğini çok severmiş. Bir gün yemekte:

– Şu patlıcan ne güzel sebzedir. demiş.

Dalkavuğu hemen:

– Haklısınız Sultanım. Bu patlıcan öyle lezizdir ki, kırk çeşit yemeği olur, tatlısı olur, turşusu olur, yemeğe doyamazsınız. diye methiyeler düzmüş.

Derken birkaç gün sonra yemekte yine patlıcan varmış.

Padişah da o gün tersinden kalkmış:

– Ne bu yahu, yine patlıcan, yine patlıcan. Bari bir şeye de benzese. diye kükremiş.

Dalkavuk da ele almış:

– Yaa evet Sultanım. Zaten kara kuru bir şey, tadı yok,  kekremsi, yemeği yemek değil, tatlısı tatlı, turşusu turşu.

Padişah da:

– Sana da bir şeyler oluyor. Daha iki gün önce patlıcanı öve öve bitiremedin. Bugün de yerin dibine batırdın deyince, dalkavuk hemen atılmış:

– Aman Sultanım, ben sizin dalkavuğunuzum, patlıcanın değil!


TBB Ödüllerinin kime verilmesini istersiniz ?

Oyunuz Gönderilmiştir
Ankete Katıl
Hava Durumu ADANA